06 Temmuz 2008 Turistas - Dvdrip - 2006 - Tr Altyazı - Caps
Tıklama: 7 kez, 7 bugün.

Hayatını gemilerde tayfalık yapıp geçiren Fikret, artık İstanbul’a demirleyip yerleşik bir yaşam seçer. Hayatı kendisinden öğrenen ve bir dediğini iki etmeyen saf arkadaşı Asım’la bir gün karşılarına çıkacak olan o büyük fırsatı umut ederek yuvarlanıp giderler. Yaşadığı semtteki kilisesinin papazı Artin’in Vatikan’a gitmesini fırsat bilen ve kilisenin nimetlerini kendi tezgahına uydurup geçinmeye devam eden Fikret ve can yoldaşı Asım’ın karşısına bir gün gerçekten hiç beklenmedik bir iş gelir. Fikret’i kilisenin papazı sanıp başlarına gelen sihirli bir olayın çözümü için bu sahte papazın çaresine başvuran aile; ne kendi başlarına geleceklerden haberdardır ne de sahte papaz Fikret, karşısına çıkacak olan büyük sürprizden haberdar.

Hong Kong’lu yönetmen Wong Kar Wai İngilizce olarak çektiği ilk filmi, gönül yarası ve yeni başlangıç arasındaki mesafede dramatik bir gezintiye çıkarıyor. Kalbi kırılan Elizabeth (Norah Jones) yaşadıklarının ardından hayatındaki her şeyi, rüyasını ve duygusal olarak yakınlaşmaya başladığı arkadaşı Jeremy’i (Jude Law) geride bırakarak kırık kalbini düzeltebilecek bir şeyler bulmak amacıyla Amerika boyunca bir yolculuğa çıkmaya karar veriyor.
Seyahati boyunca garsonluk yapıyor ve Memphis’te kendisinden çok daha fazla üzüntülü ve sorun yaşayan bir polis Arnie (David Strathain) ve eşi Sue Lynne( Rachel Weisz) ve babasıyla sorunları olan, kumarbaz Leslie (Natalie Portman) ile tanışıyor. Elizabeth bu kişileri tanıdıkça yalnızlığın ve yoksunluğun gerçek derinliğine tanık oluyor ve aslında bu yolculuğun aradığının bir parçası olduğunu anlamaya başlıyor.

Antalya’da Dersaneler Birliğinin düzenlediği yarışmanın kazanılmasıyla borç batağından kurtulan İstanbul Özlem Dersanesi İstanbul’daki binasına dönerek eğitimine devam etmeye başlar. Bu sırada Kerem ve Özlem Londra’daki bir üniversitenin burslu öğrencileri olmaya hak kazanarak ayrılırlar. Aynı zamanda Antalya’daki başarılı uygulama sayesinde birçok yeni öğrenci dersaneye kayıt yaptırır. Bunların biri de ünlü pop şarkıcısı Berksan’dır. Aylar geçer, üniversite sınavına bir ay kala yine Hadi Hoca’nın fikriyle eğlenmek, sınav stresinden uzaklaşmak, bol oksijen tüketmek ve hızlandırılmış kurslara devam ederek sınava hazırlanmak üzere nehirlerin, şelalelerin olduğu bir doğa cennetinde kampa girilmesine karar verilir.

Şili’li yönetmen Alicia Scherson’un ilk uzun metrajlı filmi olan Play, teknoloji’nin insanlar arasındaki ilişkileri izole ettiği bir dünyada, farklı anlamlarda kendilerini arayan iki karakterin, yer yer birbiri ile bağdaşan iki ayrı hikayesini anlatıyor.
Şili’nin köy yöresinden, katatonik bir adama bakıcılık yapmak için Santiago’ya taşınan Christina, boş zamanlarında bilgisayar oyunları oynayıp, iPod’unu dinleyen, yanlızlığı kendine benimsemiş bir kızdır.

II. Dünya Savaşı yıllarında 3 oğlunun birden ölüm haberini alan anne, 4. oğlunun yaşadığını duymak ister.Artık tüm Amerikan ordusunun hedefi annenin son oğlu olan James Ryan’ı ne pahasına olursa olsun kurtarmaktır.Askerler her yerde ona ait izler aramaya başlar fakat bu öylesine bir göreve dönüşür ki bir kişiyi kurtarmak uğruna bir çok askerin hayatı tehlikeye girer.

Michael Jennings özel projeler için çalışan, işinde uzman bir bilgisayar mühendisidir. Hafızasında bir sorun olduğunu keşfettikten sonra başındaki bütün işleri bırakır. Son iki yılıyla ilgili en ufak bir ayrıntı bile hatırlamamaktadır. Rachel’in de yardımıyla ve rastgele eşyaların çağrışımları ile yakın geçmişindeki parçalar yerine oturmaya başlayacaktır…
Philip K. Dick’in kısa bir öyküsünden uyarlanan film önümüzdeki dönemin en ilginç yapımlarından biri. Woo’nun bilim kurgu ile aksiyonu nasıl harmanlayacağı da ayrı bir merak konusu.

Yönetmenliğini Murat Şeker’in üstlendiği, cinsellikle dolu komedi gençlik filmleriyle dalga geçen bir yapım olan “Plajda” 2007-2008 sezonunun en keyifli yapımlarından birisi olmaya aday.
Çocuk tiyatrosunda oyunculuk yapan Ali (Sarp Apak) ve Can ( Gürgen Öz) aynı evde yaşayan ve geçim sıkıntısı çeken iki kankadır. En büyük hayalleri iyi birer oyuncu olup sinema filmlerinde yer almaktır. Ama piyasada tek tanıdıkları kişi casting işleri yapan menajerleri Ceyda (Tuğçe Ersoy) ‘dır. Ali ve Can günün birinde davetli olmadıkları bir film tanıtım partisine giderler. Amaçları “Plajda” isminde bir gençlik filmi çeken ünlü yönetmen Kemal Engin’e kendilerini göstermektir.